Archive for Şubat, 2010
Vergi Borcu Taksitli Affı
Vergi Borcu Taksitli Affı
Kriz nedeniyle 2008’de uygulamaya konulan vergi ve prim alacaklarının düşük faizle yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerin süresinin uzatılması tartışılıyor. Vergi ve prim alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerin süresi 2010 Mayıs ayında doluyor. Her iki düzenlemenin de süresinin uzatılarak, kapsam tarihinin 2009 yılı sonuna çekilmesi için yoğun talep geldi.
Af Yok Uzatma Düşünülüyor
Milyonlarca vergi ve prim borçlusu mükellef bir süredir vergi, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına af getirilmesi için Ankara’yı adeta mektup yağmuruna tutuyor. Başta hükümet üyeleri olmak üzere, birçok milletvekili ve ekonomi bürokratına, vergi ve prim borçlarına af getirilmesi için talep geliyor. Ancak, hem hükümet hem de ekonomi yönetimi, af getirilmesine sıcak bakmıyor. Bunun yerine, kriz nedeniyle 2008’de uygulamaya konulan vergi ve prim borçlarına ödeme getirilmesine ilişkin düzenlemelerin süresinin uzatılması üzerinde duruluyor. Bu konudaki talepler, ekonomi yönetimi tarafından da değerlendirmeye alındı.
Son Karar Hükümetin
Maliye Bakanlığı da ikna edilirse, mayıs sonunda süresi dolacak vergi ve prim alacaklarına ödeme kolaylığı getirilmesine ilişkin düzenlemelerin kapsam tarihleri değiştirilerek süresi uzatılacak. Bu düzenleme ile halen bankalardan kredi alamayan ve kriz nedeniyle ödeme kolaylığına başvurduğu halde taksitlerini ödemeyen borçlulara bir hak daha verilmesi öngörülüyor. Bu konudaki son kararı hükümet verecek. Ekonomi yönetimi, konunun yeniden yapılandırmaların sona ermesinin ardından değerlendirileceğini kaydettiler.
Hüseyin ÖZAY – STAR Gazetesi
Aynı Kategorideki Diğer Yazılar:
- 5 Ağustos 2010 Ekonomi Haberleri
- 26 Temmuz 2010 Teklif Veren Gruplar
- Visa, Deutsche Bank Beklentilerin Üzerinde Kar Açıkladı
- SPK, Sığ Hisseler İçin Kriterler Belirleyerek, Çeşitli Tedbirler Aldı
- Haziran Ayı Dış Ticaret Verileri
Borsanın Düşüşü Devam Edecek mi?
Borsanın Düşüşü Devam Edecek mi?
Aslında yükseliş trendinin sona erdiğinin sinyalleri 56 bin puanın aşılamadığı ve banka hisselerinin 2007 zirve fiyatlarına ulaştığı sırada aşağı yukarı belli olmuştu. Teknik göstergeler, satış sinyali vermiş beklentilerin önemli bir bölümünün gerçekleşmesi satış fırsatı olarak kullanılmaya başlanmıştı.
Geçen hafta endeksin yine 56 bin puana yaklaştığı sırada sanki düğmeye basıldı ve üst üste gelen olumsuz haberlerin yanı sıra perşembe günü sonlarında başlayan satış furyası cuma günü boyunca endekste yüzde 7, hisse bazında ise yüzde 20′lere varan gerilemeler yaşattı. Aslında gecikmiş bir geri çekilme yaşayan İMKB endeksinin bu seferki düşüş hareketinde hiç şüphesiz IMF ile müzakerelerin mayıs ayına sarktığı haberleri, iç dinamiklerde gerilimin tırmanması ve dünya borsalarının hızlı bir geri dönüş yapması etkili oldu.
Haftalardır kredi not artışları ve IMF beklentisiyle dünya borsalarından ayrışan ve düşüşlere fazla tepki vermeyip yükselişlerde öncülük yapan İMKB, biraz yoruldu diyebiliriz. Beklentilerdeki zayıflama hisse fiyatlarındaki aşırı değerlenme gibi etkenler ucuz fiyatlardan alım yapan yatırımcılarda kârları koruma refleksini harekete geçirdi. ABD Doları’nın dünya piyasalarında yeni bir yükselişe geçmesiyle TL karşısında değer kazanmaya başlaması da bu satış baskısını körükleyen bir diğer etken oldu.
Yatırımcılar perşembe ikinci seans ve cuma günü yaşanan kayıplar sonrası bir toparlanma yaşanıp yaşanmayacağını ve düşüşün devam edip etmeyeceğini merak ediyorlar.
Ekim ayında da endeks buna benzer bir düşüş yaşamış 51.863 puandan 46 bin puana kadar yüzde 11′e yakın bir geri çekilme gerçekleşmişti. İki günlük kayıp neredeyse yüzde 8′i buldu. Bu sert düşüşlerin ardından tepki alımları ve yükselişleri kaçınılmaz gözüküyor. Hisse bazında başlayacak toparlanmalar da endeksi önümüzdeki hafta olumlu etkileyebilecektir. Avrupa piyasalarının ciddi kayıplar yaşadığı gün sonunda ABD’den gelen tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri alımları tetikledi. Bir ara 9.800′lü seviyelere kadar inen Dow Jones endeksi, gün sonunda ciddi bir geri dönüşle 10 bin puanın üstünde kapattı. Tüm bu gelişmeler önümüzdeki haftaya daha iyimser bir başlangıç yapılmasını sağlayabilir. Endeks tepki hareketinde 51.800-53.000 puan seviyelerini görebilir. Hisseler belirli bir toparlanma yaşayabilir ancak bu noktada tepki hareketini bir yükseliş hareketiyle karıştırmamak gerekir.
Önümüzdeki hafta bilanço beklentilerinin gerçekleşmeye başlayacağı ve hisse bazlı hareketlerin daha çok ön plana çıkacağı bir hafta olacaktır. Endeksin muhtemel dalgalanma aralığı 48 bin-53 bin olabilir. Şubat ayındaki yüklü borç çevrimi için önemli bir gösterge durumunda olan devlet tahvili ihalelerinden biri olan 14 ay vadeli iskontolu devlet tahvili ihalesi sonuçları izlenecek. Piyasalar açısından şubat ve mart ayları genellikle sıkıntılı geçiyor. Geçen haftalarda belirttiğim gibi beklentilerin sona ermesinin etkisiyle nisandan önce belirgin bir yükseliş trendi şimdilik uzak gözüküyor.
Altında ibre 1.000 doları gösteriyor
Aralık ayında 1.226 dolara kadar yükselen altının onsu, iki ayda yüzde 13 gerileyerek 1.066 dolara kadar indi. Geçen hafta oldukça hareketli bir seyir izlendi. Haftaya 1.080 dolar seviyelerinden başlayan ons, çarşamba günü 1.125 dolara kadar tırmandı. Bu zirve hareketinin ardından hisse senedi piyasalarında hissedilir bir satış hareketi başladı, ABD Doları başta Euro olmak üzere önemli para birimleri karşısında yükselişe geçti. Bu gelişmelerin hemen ardından altın fiyatları hızla gerilemeye başladı, cuma günü kayıplar 1.044 dolar /ons seviyelerine kadar devam etti. Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri sonrası tekrar 1.066 dolara yükseldi. Bir hafta içinde 81 dolarlık bir marj oluştu.
Teknik göstergeler halen satış sinyalini sürdürüyor. Orta vadeli ve kısa vadeli göstergeler bu düşüş trendinin devam edebileceğinin işareti. Hareketli ortalamalar 1.090 dolar seviyesinde. Aşağı baskıların devam etmesi durumunda 1.030-1.000 dolar seviyelerine kadar gerileyebilir. Daha geniş bir perspektifte baktığımızda 2010 yılında altın ons fiyatlarının baskı altında kalacağı bir yıl olabileceği, yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirileceği bir yıl olabileceği görüşündeyiz.
SELİM IŞIKLAR – ZAMAN
Aynı Kategorideki Diğer Yazılar:
- 5 Haziran 2010 VOB Yorumu
- 5 Ağustos 2010 İMKB 100 Verileri
- VOB Yorumu (28-07-2010)
- 28 Temmuz 2010 Borsa Verileri
- 26 Temmuz 2010 Şirket haberleri
Paralar Bankaya Değil İş Merkezlerine Yatırılıyor
Paralar Bankaya Değil İş Merkezlerine Yatırılıyor
Bankaların uyguladığı düşük faiz oranları yatırımcıları ‘daha çok’ para kazandıracak yollara sevk ediyor. Para kazandıran yolların başında da alanında tek ve gelecek vaat eden yatırımlar geliyor. Bunlardan birisi de Autopia.
Keleşoğlu İnşaat ile Gül İnşaat’ın ortaklaşa Avrupa ve Asya’da bir ilki gerçekleştirmek adına 2009′un başında başlattıkları projenin yüzde 20′si satışa çıkmadan yatırımcılar tarafından satın alındı. Otomobil alışveriş merkezi olarak planlanan mekanda satılan yerlerin yarıya yakınını otomobil ve galericiler dışında kalan ve sektörde oyuncu olmayan yatırımcılar satın aldı. Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keleş ve Gül İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Gül, sektör oyuncularını ve galericileri dışarıda bırakmayacak şekilde bir satış stratejisi izleyeceklerini açıkladı. “Çünkü Autopia’ya asıl sektör oyuncuları ve galericilerin ihtiyacı var.” diyen yönetim kurulu başkanları, inşaat sektörünün önde gelen oyuncularının şu an en çok para eden gelir kaleminin ticari binalar ve dükkanlar olduğu için yatırımcıların başlattıkları projeye yoğun ilgi göstermesine pek de şaşırmadıklarını ifade etti. Mustafa Keleş, “Hükümet otomobil galerilerini, apartman altı galerileri, sokağa taşan arabaları, kaldırımlara park eden galerileri şehir dışına çıkarmak istiyor. Biz de bu projeyle hükümetin amacına da hizmet etmiş olacağız.”dedi. ZAMAN
Aynı Kategorideki Diğer Yazılar:
- ‘İhracatçılarla ters düşmeyiz’
- 8 kritere göre borsanın en iyi 20 şirketi
- Dünyanın rotası İstanbul’da belirlenecek
- Enflasyonu ‘o’ yükseltti
- Referandum sonrası alınacak hisseler!
